Estetik cerrahi alanında ameliyatsız yöntemler içinde belki de en çok yapılan uygulama yüz dolgusu uygulamasıdır. Teknik ve teknolojik ilerlemeler sayesinde vücuda ve yüze dolgu uygulamalarının alanı da genişlemektedir. Hem basit hem de güvenilir olması, dolgu uygulamalarının bu kadar çok talep edilmesini sağlamıştır.

Kalıcı / Geçici Vücut ve Yüz Dolgusu

Dolguları “geçici” ve “kalıcı” olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Erime özelliğine sahip, hyalüronik asit içeren dolguların geçici olduğunu ve kalıcı dolgu uygulamalarına göre çok daha fazla tercih edildiğini söylemek mümkündür. Geçici dolguların daha çok tercih edilmesinin nedenlerinden birisi de, kalıcı dolgu uygulamalarının bazı belirgin ve sıkça ortaya çıkan yan etkilere neden olmasıdır.

yüz dolgusuVücut ve Yüz dolgusu özelliği akışkan olmasıdır. Bu yüzden, enjektörler yardımıyla uygulanmaları mümkündür. Belirli bir alana enjekte edilmiş dolgu malzemesinin geri alınması gibi bir seçenek söz konusu değildir. Hastalar bazen kalıcı dolgu uygulamaları ile ilgili olarak çok istekli davranırlar. Ancak elde edilen sonuçlar, kalıcı dolgu uygulamaları söz konusu ise, her zaman arzu edildiği gibi olmayacaktır. Yukarıda da dediğimiz gibi, kalıcı dolgu uygulamalarının geri dönüşü söz konusu değildir. Bu yüzden, kalıcı dolgu uygulamalarının sonuçları istendiği gibi olmadığı vakit, çok ciddi cerrahi müdahaleler gerektirebilir. Eriyebilen ve geçici dolgular ile yapılan uygulamalar da bazen hastaları memnun etmemektedir. Ancak bu durumda, biraz masaj yapıldığında ve belirli bir süreç sonunda bu memnuniyetsizlikten kurtulmak mümkündür.

Vücut / Yüz Dolgusu Uygulama Alanları

Dolguların esas uygulanma amacı, belirli bir bölgede hacim sorunu varsa, buranın hacim bakımından düzeltilmesidir. Dolgu uygulamaları sayesinde tedavi edilmesi mümkün olan problemleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Dudak kalınlaştırma uygulamaları,
  • Kırışıklıkların azaltılması, mümkünse tamamen ortadan kaldırılması,
  • Alındaki ve ağız çevresindeki kırışıklıkların giderilmesi,
  • Burundaki bazı yükseklik sorunlarının düzeltilmesi,
  • Yanaklara belirginlik kazandırılması,
  • Göz altlarının hacim problemlerinin çözülmesi,
  • Şakakların çöküklüğünün azaltılması,
  • Çenenin hem öne hem de yanlara doğru genişletilebilmesi,
  • Liposuction ya da burun estetiği uygulamalarından sonra meydana gelen çökmelerin ve düzensizliklerin ortadan kaldırılmasında dolgu uygulamalarından faydalanılabilir.

Ancak vücutta dolgu uygulamalarını özellikle memeye dolgu uygulamasını önermediğimi söylemek isterim.

Hyalüronik asit içeren dolgular çok çeşitli biçimlere sahiptir. Bu çeşitlilik sayesinde yukarıda belirttiğimiz uygulamaların hepsinin yapılması olanağı doğacaktır. Uygulamanın neticesini hemen alırsınız ve bu dolgu işlemlerinin önemli bir özelliğidir. Kırışıklıkların derinliğinin ve belirginliğinin azaltılmasında ya da tamamen giderilmesinde dolgulardan özellikle faydalanılır. Dudaklar kalınlaştırılmak isteniyorsa, dolgu uygulamaları çok yerindedir. Biz, kliniğimizde, hyalüronik asit içeren dolguları tercih etmekteyiz.

yüz dolgusu uygulaması Hyalüronik asit normalde cildimizde, eklemlerimizde ve damalarımızda bulunur. Temel özelliği suyu kendisine çekmesidir. Enjekte edildiği alanda takriben 6 – 18 ay arası gibi bir süreçte etkinlik gösterir.

Dudak dolgusu, belki de tüm dolgu uygulamaları içinde, en az süre kalıcılık sağlanan uygulamadır. 4 – 6 ay gibi bir süre dudaklar hacim kazanır ve aynı dolgunluğun sürdürülmesi için işlemin tekrar edilmesi gerekir. Boyun ve alına, ince ve kalın kırışıklıklara, ince dudaklara, burun sırtındaki düzensizliklere ve birçok soruna dolgu uygulamaları ile çözüm bulunabildiğini söyledik. Son dönemlerde dolgu uygulamalarından el sırtının gençleştirilmesinde de faydalanılmaktadır. Bu sorunların giderilmesinde dolgu uygulamaları etkinliğini kanıtlamış bir tekniktir.

Genelde hyalüronik asit içeren dolgu malzemelerinin alerji problemi yarattığı düşünülür ama bu doğru değildir. İleri teknoloji ile üretilen bu malzemeler kesinlikle güvenilirdir. Önümüzdeki senelerde, hastalardan alınmış hücre kültüründen elde edilecek dolgu malzemelerinin kullanılacağını söylemek mümkündür. Bu yüzden, bu tarz dolgu malzemelerinin kısıtlı bir ömrü kaldığını ileri sürebiliriz.

Eylül 2015’den bu yana kullanmaya başladığımız Needle Shaping uygulaması sayesinde dolgu yerine aynı bölgelere kendi dokunuzu kaydırarak daha uzun süre etki oluşturabiliyoruz. Mikroototransplantasyon yapan bu uygulama hacim verilmesi planlanan bölgeye verilen çok düşük galvanik akım sayesinde komşuluklarında ki kollagen dokuyu bu bölgeye taşımakta ve 3 yıl gibi uzun bir süre etkinliğini korumaktadır.